bugün menüde tehdit var, küfür var, kadının beni neredeyse ezeceği var. ama nette gezerken gördüğüm istanbulda abd konsolosluğuna yapılan saldırıdaki görüntüler tadımı kaçırdı. Şehitlere Allah’tan rahmet diliyorum. Sağ kalıp çatışan trafik polisi abimize de helal olsun, konsoloslukta görevli olup da müdahale etmeyen amerikalıların da Allah bin b.lsını versin diyorum.
beklediğimizden daha yorucu bir gün oldu. yine anlayışsız insanlar.. daha doğrusu insan kılığına girmiş “öküz”ler. ne ararsan var arkadaş Nişantaş’ında. Yerlisi midir değil midir bilmem ama o Nişantaşı Kavşağı yok mu? neler gördüm neler daha üçüncü haftam. bu kadar mı yalancı olur insanlar. bu kadar mı suistimal edilir iyi niyet. ama yine polis kötü olur. ambulansın önünü açmaya çalışırsın arabanın biri yan şeritten açmaya çalıştığın yola girer ambulansın önüne, bağırırsın, seni kınarlar.
bugün yine biri cep tel ile konuşuyor. kavşakta geçtim önüne plakasını yazıyorum. birden bağırmaz mı! yaz hemen ver cezamı da bilmem ne de… sen git dedim cezan gelir. acelem var benim ver bana ceza kağıdını hemen diyor. hem acelesi var hem de ceza yazılmasını sorgulamasını bekleyecek uyanık ya aklı sıra. çektim köşeye “bana bağıramazsın dedim ben de sert çıkınca abi annem hasta tümör hastası diye sızlanmaya başladı. hastaneye gidiyormuş. zaten kural hatası yapanların başka hiçbir bahanesi yok. yalan söyleyenlerin günahı boynuna.
ticarileri yani taksileri hiç saymıyorum. trafiği berbat ediyorlar. fulyadan vali konağı caddesine giden yolda sola akkavak yolu dönüşü var. müşteriyi bırakıyor. sokağın hizasını da biraz geçmiş bana memur bey buradan dönüş var mı diyor. millet aptal bunlar uyanık. biliyorsun sen de dönüşün olduğunu niye soruyorsun dedim aval aval bakıyor bana. devam et sen şimdi giremezsin deyince bozuldu gitti.
kimsenin tribi umrumda değil. ben işimi adaletli yapmaya gayret gösteriyorum. teşvikiyeden rumeli caddesine uçanan yolda kavşaktan amerikan hastanesinin yoluna dönen yolda da çok hak yeniyor. dürüst vatandaş sağa döneceği için sağda sıra beklerken kendince uyanıklar soldan onları geçip sağ tarafa girmeye çalışıyorlar. az mı tartıştım orada! elimden geleni yapıyorum hak geçmesin diye ama biz de insanız biz de bir yere kadar yetebiliyoruz.
yayalar ayrı bir baş belası zaten. ışık ne yanarsa yansın geçmeye çalışıp trafiği yavaşlatıyorlar. canlarını tehlikeye atıyorlar vs. bunların yanında hoş şeyler olmuyor mu? tabi ki oluyor.. onlar da başka sefere artık…
üçüncü haftam bu Nişantaşı Kavşağında. Neler geldi başıma neler. hem komik hem olumlu hem olumsuz bir çok olay. ilk günden beri yazmayı düşünüyordum ama fırsat yakalayamadım. yakaladığım zamanlarda da uğraşmak istemedim sanırım.
bir hafta sonu aklıma gelen olayları sitemde yazmayı düşünüyorum. şu meşhur nişantaşı insanlarını. doktorlarını, mühendislerini, iş adamlarını… hepsine gelecek sıra…
bu kaçıncı web site girişimim hatırlamıyorum
ama artık sabit bir şeyler yapmak istiyorum. sürekli host değiştire değiştire oradan oraya kaç kez zıpladım. of of
Son Yorumlar